Ağlama yüreğim sus! Sesini kimse işitmesin
Sessiz hıçkırıklara boğul ama fark etmesinler
Gözyaşların mıdır içtiğin son şarap kadehinden
Fark etmezsin bir zehirdir yakar gider derinden
Sus yüreğim sus kimseler işitmesin sessiz hıçkırıklarını
Kaç, saklan ne kadar uzağa gidebilirsen git
Gölgeni bulsunlar bir uçurum kenarında
Yinede seni görmesinler
Sus yüreğim! Ağlama, konuşma
Bir savaşın ortasında kalmış mermisiz silah gibi ol
Kimseye bir şey söyleme
O anda kendine yetemezsin
Bir el dokunur o anda sana, belki bir mermi koyar
Silahın namlusundan çıktığı anda
Belki başka eller dokunur sana
Başka ellerden çıkan mermi başka yürekleri de ağlatır
Ama sen yine sus
Sadece sus! Yine sabah güneşin doğmasını bekle
Belki güneş o gün senin için doğar…
10.Mart.2011